Ne kadar hüzünlü, ne kadar sarı ve ne kadar bir ayrılık mevsimidir hazan, yani sonbahar. Sadece bir parkta oturup, kuruyarak kopan yeşilden sarıya dönmüş yaprakları izlemek bile başlıbaşına hüzünlüdür. Erken kararan gökyüzü, birden boşanan yağmurlar insanın içini sanki hep ağlama hissiyle doldurur.
Bana çok hüzünlü gelir hazan mevsimi. Belki de gencecik bir kızken yaşadığım ilk aşk hüznü, ilk ayrılık, ilk acılar hep bu mevsime denk geldiğindendir. Eğer bir psikolog olsam yada istediğimi yapabilecek bir peri kızı eylül-ekim aylarını takvimden çıkartmak isterdim.
İlk terkedildiğimde aylardan Eylül'dü. Hayatta en sevdiğim insanlardan birini kaybettiğimde aylardan Eylül'dü. Gençkızlığa ilk adımımı attığımda aylardan Eylül'dü. İlk sevdiğim şarkının adı da 'Eylül'de Gel'di. Ama o bile hüzün kokardı.
Sonbahar hüzün mevsimidir ve ben aslında hüznü severim ve hayatta yaşadığım herşeyi raslantılara bağlamak istemem ama ne zaman Eylül düşse takvimlere içimi tarifi mümkün olmayan bir belirsizlik, bir acı, bir melankoli kaplar. Aklıma ilk aşkım ve ilk ayrılığım gelir. Geceler boyu nasıl ağladığım her Sezen Aksu şarkısında yeise kapıldığımı hatırlarım. 18 yaşında bile değilken dünyanın sonunda gibi hissetmiştim kendimi. Aylardan Eylül'dü, dışarda bir yağmur vardı ve ben terkedilmiştim. Bundan daha çok ölüme yaklaşabilmek, bundan daha büyük bir acı yaşabilmek, bundan daha fazla ağlayabilmek mümkün müydü? Sol yanım nasıl da ağırıyordu. Yok yok kesin ölmeliydim, yaşamanın ne anlamı vardı ki? Ama ölmedim. Hatta daha da enterasanı 3 gün sonra ağlamayı da unuttum sevgilimi de.
Sonra gene lanet olası bir Eylül günü dayımı kaybettim. Hayatımda en sevdiğim insanlardan birini ve onla beraber tüm çocukluğumu da. O zaman da ölmek istedim ama gene ölemedim.
Sonra gene bir Eylül günü ağaçlar yapraklarını dökerken, ben de dedemi ebediyete uğurladım artık ölmeyeceğimi bilerek.
Eylül'ün benle bir alıp veremediği olduğu kesin. Okulların açılması, terketmeler, hüzünlü vedaların ayı. Sadece ben miyim Eylül'e düşman yoksa herkes de mi bir acı anısı var bilemiyorum. Bildiğim, ben her Eylül yaklaştığında umarsız ve nedensiz bir paranoyaya, bir melankoliye kapılırım ve Alpay'ı dinlerim. Eylül'de belki bir gün biri gelir diye.
Konu: el kadar kız'dan
eylülleri ben de pek sevmezdim ta ki "o" eylülde gelene kadar.sanırım eylül'de güzel süprizler hayatınıza girince bu ay da diğer aylar gibi önem kazanıyo gözünüde.somurtkan eylül,sevimli bi çocuk gibi gülücük atmaya başlıyo size...
Bağlantı »
Konu: merhaba
müziğin harika bi zamalar bende de vardı acaba tekrar yerleştirsemmi diye düşünmedim değil sevgiyle kal bu arad müzik güzel yazılarında güzel yalnış anlamanı istemem sevgiyle kal....bloguma beklerim
Bağlantı »