İç'im-e
1/8/2007Verdiğin; aldığın ışıktır...
Kârın ise; aydınlık kalmak!..
.....
Temiz bir ayna da aydınlık kalabilir ışıkta durduğu müddetçe, kara bir keçe de...
Biri aydınlıkta kalır, diğeri kendine bakanları da aydın kılar!
Sen, kendin karar vereceksin; “ne” olduğuna...
*
Senden yansıyan; aldığın ışıktır!..
Güneşin kim?..
Işığı kesilmiş kütleler halinde dolaşıyor insanların çoğu; karanlıktaki uydular gibi!..
Almazsan veremezsin, bitanem... Aydınlanmadan aydınlatamaz, dolmadan taşamazsın!..
Bu demek değil ki; gülümseyen ayın yüzünde yok çiçek bozukları, sivilceler!.. Var elbette. Ama, ne bu pürüzler ayın parlamasına manidir; ne de ona bakanlar, yansıyan güzelliğinin arasından, bunları görmeye çaba harcar!..
*
İnsan; sadece insandır, ama insan; insan’dır!..
Güç ve acziyet... En güzel’lik ve en çirkin’lik...
İnsan “zirve ve çukur” demek; koca bir kıta gibi, dağı denizleriyle!..
Ve insan; bir kabre doldurulmuş üç kürek toprak demek!..
İşte, bunları bilince güler insan, gülümser; kaderine... Gelen belli iken, ve gönderen!..
Diyebilmek zor aslında böyle, biliyorum...
Zaten bunun için değil mi inlemeler; şikâyet olmasa da!..
*
Yani, “insanız” karagülüm; gülün dikeni bile sızlatır bizi, ve ağlatabilir gül yüzü gülün!..
Ama insan olduğumuz için de biliriz ki;
Tebessüm; borcumdur sana... Alacağındır, bendeki!
*
Yine, bir sarmaşık gibi dolandığında boynuma veya kucakladığım zaman; döndürmek isterim seni başın dönünceye, ve saçların bulutları dağıtıncaya kadar...
Yapamam;
İnsan olduğum için!.
*
Almadan veremezsin, demiştim değil mi bitanem... Ve, aydınlanmadan aydınlatamaz, dolmadan taşamazsın!..
Senden yansıyan; aldığın ışıktır, değil mi bitanem?..
Güneşin kim?..
Karanlıkta kalmış uydular gibi, ışığı kesilmiş kütleler halinde dolaşan insanlarla dolu olsa da şu dünya; sen bakma onlara...
Zaten göremezsin, ışıkta durmayanı!..
*
“Unutma, demiş miydim bitanem...
Verdiğin; aldığın ışıktır!..”

0 yorum yazılmıştır